Biz kalbimizde yeni bir dünya taşıyoruz ve o dünya şu anda, burada büyümekte.

Buenaventura Durruti

    
Anasayfa | Gündem | Arşiv | Haberler | Etkinlikler | Emek Mücadeleleri | Tarihte Bugün | Fotoğraf | Müzik | Video | Linkler | Arama | İletişim
  Arşiv
Arşiv - Dergiler - Ateş Hırsızı - Sayı 1

Sevgi Üzerine Yazar : Saim DENİZ

Bergson şöyle der: "Bir şeyi bilmenin iki yolu vardır. Birincisi nesnenin çevresinde dönmemiz demektir, ikincisiyse onun içine girmemiz." Bunların birincisi akıl, ikincisi sezgidir. Bergson bu ikisinden sezgiyi savunur, aklın her zaman göreceli kaldığını (kişiye, bulunduğu yere, kullandığı simgelere), sezginin ise olanak bulursa doğruya ulaştığını iddia eder.

Sezginin yani içgüdüsel inançların üstünlüğüne aklın da kabul edebileceği kanıtlamalar getirmeye çalışan Bergson'a göre, sezgiyle farkına vardığımız en azından bir gerçek vardır: Kendi benliğimiz. Gerçekten de akıl yürütmeden, doğuştan, kendimizin var olduğunu biliriz. Sezginin tanımı (Bergson'dan) bir nesnenin içine, onda tek olup da bu yüzden anlatılamaz olan şeyle aynı olmak üzere onunla girdiğimiz düşünsel duygudaşlıktır. Bu tanıma göre kendi benliğimizle içice olduğumuza göre onu en doğru bilmemiz gerekir. Oysa kendini bilmenin ne kadar zor olduğunu birçok atasözü anlatır. Bilmediğimiz bir sürü huyumuz vardır. Sezgilerimize güvenerek verdiğimiz birçok karardan da zararlı çıkarız.

Bergson sezginin üstünlüğüne diğer bir kanıtını hayvanlardaki içgüdü olayları ile verir. Hayvandan evrimleşmiş insanda da, özellikle yaşamsal önemi olan hayvanlarla, aklın anlamadığı ama sezginin kavradığı olaylar vardır. Evrimleşme sürecinde, biyolojik başarının yolu sezgilerden geçmiştir. Yaşamaya yönelik, yararlı içgüdüleri olan canlılar varlıklarını sürdürürken diğerleri yok olmuştur. Dolayısıyla sezgiler bize uzun evrimleşme sürecinin bir armağanıdır, yararlı oldukları için gelişmişlerdir, ama aynı mantıkla akıl da (evrim teorisinde hemfikirsek) yararlı olduğu için gelişmiştir. Üstelik akıl daha da ileri gidip evrim olayının farkına varmamızı sağlamıştır. Aslında burada evrim teorisine değinmek gerekiyor.

Evrim teorisi, inansa da inanmasa da, herkesi etkilemiştir ve çağımızın insanları yaşamlarını bu teorinin etkisinde sürdürüyor. Maymunla akraba olmaktan rahatsız olan insanoğlu bu rahatsızlığını gidermek için evrim felsefesini kurdu. Kabaca şöyle dedi: "Evet, maymundan geldik, ama biz maymundan üstünüz (bence insana ait değer yargıları dışında bunu kanıtlayan hiçbir şey yok). Amipten bu hale gelmemiz bir ilerlemedir (bu iddia ortaya atılırken tek hücreli canlıların fikri alınmadı). Evren iyiye doğru gelişmektedir. Evrimin bir amacı vardır ve biz bu amaca giden yoldayız. O amacı yakalayabilir ya da bu amacı görebiliriz." Gitgide somutlaşmakta olan bir amacın varlığına, Hegel inanıyor diye bizim de inanmamız gerekmez. Tersine, evrimleşmede tek amaç olmadığı gibi, amaç da sürekli değişmektedir. Tüm evrim olayını birbirine bağlayan tek şey yaşam denilen dürtüdür.

Tüm diğer güçlerimiz gibi sezgi ve akıl da yaşam denilen-dürtüyü doyurdukları sürece gelişmişlerdir. Ancak sezgiler daha önemli rol oynamıştır. Hiç kimse akılsız olduğu için idam edilmemiştir, ama ormanda vahşi hayvanlardan kurtulamayanlar sezgileri güçlü olmayanlardır. Bu bir üstünlük müdür? Sezgilerin evrime, yani o anda bulunulan şartlara uyum sağlayarak (üstelik devamlı değişen bir amaçla) gelişmesi, onun akıldan üstün olduğunu mu gösterir? Felsefenin amacı hayatta kalmak ve mutlu olmak değildir; o, değişimin kendisini yakalamak ister. Bunu da yaşamak ve mutlu olmaktan başka bir şeye yönelmemiş sezgi değil akıl yapar.

Zen Budizm amacını şöyle açıklıyor: "Zen, hepimizin içinde yeterli oranda ve doğal olarak var olan, ama normal koşullar altında eyleme dönüşebilmek için uygun bir yol bulamadığından sıkışıp kalmış olan enerjinin açığa çıkmasına olanak sağlar." Demek ki, Zen, insanın içinde bir yerlerde, her şeyin doğrusunu bilen saf bir bilinç olduğunu kabul ediyor.

Bunu bir "inanç" olarak kabul edebiliriz. Sanırım Zen de bu saf bilinci eliyle gösterememiştir. Göstermesini isteyemeyiz de. Burada sezgileri savunmada gizemci bir yol izlenmektedir. Bu durumda diyeceğimiz bir şey olamaz. Çünkü, akıllı bir gizemci aklı kabul etmez, hatta zararlı görür. O, aklı, mantığı kirlenmiş görür. Buna karşı iç görülerimizin aracısız olarak dışa vurmasına umut bağlar.

İnsanlar, karmaşık dünya olaylarını akılla açıklamada zorlanırlar (kimi zaman) ya da günlük yaşamlarında sürekli akıl yürüterek bitmeyen sorunlarla boğuşmaktan yorgun düşerler. Böyle durumlarda "sezgi" gibi hazır reçeteler sunan bir güce inanma gereksinimi duyarlar. Sezgi, "armut piş ağzıma düş"tür. Hızlı, hazır, kabataslak çözümler getirir. Özellikle başarısız insanlar, başarıya ulaşmak için çabalamak yerine, kendilerini bir gün başarıya götürecek kıvılcımın sezgi yoluyla parlayacağına inanmayı yeğlerler.

Sezgilerimizin bazıları kuruntudan başka şey değildir, bunu aradan zaman geçince anlarız. Akıl da kimi zaman yanılır, ama onun çıkarımlarında zaten şüpheye de yer vardır. Oysa sezgide bir güvenilirlik vardır, o yüzden aldatması daha acıdır. Yine de sezgileri lanetlemiyorum. Yarın, günlük yaşama girdiğimde yine sezgilerimle yaşayacağım. Mutlu olmak için düşünmek, akıl yürütmek değil, hissettiğini yaparak yaşamak gerekiyor. Bunun ne kadar gerçekçi bir yaşam olduğunu bilemem, ama, zaten gerçeği aramaktan vazgeçmiş birine salt içgüdüleri ile yaşaması önerilebilir.

Sezgi, belki de akıldan ayrı bir şey değildir. Onun spontan ve hızlı çalışan bir departmanıdır. Tıpkı hastanelerin acil servisi gibi. Orada yaşamsal önemi olan olay halledilmeye çalışılır. Yanlış tedavi de yapılabilir, ama hızlı bir şeyler yapmaktan başka çare yoktur. Yine de hastanın daha sonra normal servislere alınıp incelenmesi gerekir. Sezgilerimizi ilk anda kullanırız, ama daha sonra onları akılla sınarız.

  Etkinlik Takvimi
Kasım
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   
Ekim Aralık


Eylem aktivistleri için rehber



  Galeri

Kısadevre
Diğer
Video : chumbawmba - ciao bella (video)
Diğer
Müzik : La Internacional Anarquista
Diğer

  Linkler
Atrakya
Lambda İstanbul
Türkçe Metinler
Diğer


Bu site otonomA tarafından hazırlanmaktadır.
Site ile ilgili iletişim için tıklayınız